for Dummies Türkiye, bir Nobel Yaşam markasıdır.
Blog
Son Yazılar
Eşleşmiş Bir Çift: Yer ve Ay



İnsanlar genellikle gezegenleri gökteki cisimler olarak düşünürler: Jüpiter ve Mars gibi. Antik Yunanlar ve onları takip eden yüzyıllardaki insanlar, evrenin merkezi olarak gördükleri Yer ile gezegenler arasında bir ayrım yaptılar. Gezegenleri Yer’in etrafında dönen küçük ışıklar olarak gördüler.

Bugün bunun doğrusunu biliyoruz. Yer de onlar gibi bir gezegendir ve evrenin merkezi değildir. Hatta Güneş Sistemi’nin merkezinde bile değildir, bu unvan Güneş’e aittir. Ay, Yer’in etrafında yüzlerce yapay uyduyla birlikte döner, bu kadar. Güneş’in etrafındaki yörüngesinde Yer’e; Güneş Sistemi’ndeki diğer yedi gezegen, Plüton ve “cüce gezegen” adı verilen birkaç cisim, çok sayıda uydu, bir asteroid kuşağı, milyonlarca kuyrukluyıldız ve dahası eşlik eder. Fakat bildiğimiz kadarıyla Güneş Sistemi’nde sadece Yer’de yaşam vardır.

Yer, insan zihnindeki evrenin merkezi şeklindeki kutsal yerinden olmuş ve gerçek fakat önemli statüsüne geçmiştir: evimiz. Güneş Sistemi’ndeki hiçbir yer evimiz gibi değildir.

Yer, astronomların dünyevi dediği bir gezegendir. Bu, biraz döngüsel bir tanımdır çünkü dünyevi “yersel” demektir. Bunun bilimsel anlamı ise taştan oluşmuş bir gezegenin Güneş’in etrafında dönüyor olmasıdır. Güneş’e en yakın dört gezegen, Güneş Sistemi’nin dünyevi gezegenlerini oluşturur.

Güneş’ten uzaklıklarına göre sırası ile Merkür, Venüs, Yer ve Mars.

Bazıları Yer-Ay sistemini bir çift dünya olarak ele alır. Bizi arayan uzaylılar için bu ayrım yardımcı olabilir: “Samanyolu’ndaki Orion kolunun 49832. sektöründeki sarı-beyaz yıldıza doğru gelin, oradaki üçüncü kayaç gezegene gelin, bir çift dünya sistemidir ve görmesi kolaydır.”

Ay’ın kökeni hakkındaki bir teoriyi incelemek

Bilim insanları Ay’ın farklı bölgelerindeki kayaların yaşları hakkında bilgi sahibidir. Bu veri, altı NASA Apollo astronotunun 1969’dan 1972’ye kadar farklı zamanlarda Ay’dan Yer’e getirdiği yüzlerce kilo Ay kayasını radyoaktif tarihleyerek elde edilmiştir.

Apollo Ay görevlerinden önce konularının önde gelen uzmanları Ay’ın Güneş Sistemi’nin anlaşılması için bir anahtar rolü oynayacağını öngörmüştü. Ay’da yüzeyi aşındıracak sıvı su bulunmadığından, dikkate değer bir atmosfer olmadığından ve aktif volkanizma bulunmadığından Ay’ın ve gezegenlerin doğumundan kalma bol miktarda ilkel materyal olacağını düşünmüşlerdi. Fakat Apollo’nun getirdiği örnekler teorilerini çürütmüştür.

Bir kaya eriyip soğuduktan sonra kristalleşir ve radyoaktif saatleri sıfırlanır. Radyoaktif izotoplar yeni oluşan mineral kristallerinde taze izotoplar üretmeye başlar. Apollo Ay kayaları Ay’ın tümünün ya da en azından hatırı sayılır bir derinliğe kadar kabuğunun 4,6 milyar yıl öncesinden epey sonra eridiğini göstermiştir. Ay’daki en yaşlı yüzey kayaları yalnızca 4,5 milyar yaşındadır. 4,6 milyar yıl ile 4,5 milyar yıl arasındaki fark 100 milyon yıldır. Mineral yapılarına kadar su içeren yer kayalarındaki minerallerin aksine Ay kayaları tamamıyla kurudur.

Bu kanıtların tümünü açıklamak ve önceki teorilere bilim insanlarından gelen itirazlardan kaçınmak için ortaya çıkan teori, Büyük Çarpma Teorisidir. Bu teoriye göre Ay, genç Yer’e çarpan devasa bir cismin (Mars’ın kütlesinin üç katı kadar) Yer’in mantosundan kopardığı maddeden oluşmuştur. Çarpan cismin mantosundan kopan bir miktar kaya da Ay’a gitmiştir ve bu teoriye göre Yer’in eksen eğikliği de böyle oluşmuştur.

Yer’deki bu devasa çarpışma, bütün bu maddeyi uzaya sıcak kaya buharı olarak yükseltmiştir. Buhar, kar taneleri gibi yoğunlaşmış ve katılaşmıştır. Kar taneleri birbirlerine çarpmış ve yapışmıştır ve ne olduğunu anlayamadan Ay oluşmuştur. Bir araya gelmiş kayaların şiddetli çarpışmaları ile oluşmuş ve çarpmaların sonucunda ortaya çıkan sıcaklık kayaları eritmiştir.

Ay’da şu an gördüğümüz kraterlere sebep olan çarpışmalar sonra gerçekleşmiştir ve çoğu 3 milyar yıldan daha geriye uzanmaktadır.

Ay toplamda Yer’den daha az yoğundur ve Yer’in mantosu (kabuğun altındaki, çekirdeğin üstündeki katman) kadar yoğundur çünkü bu teoriye göre mantodaki maddeden oluşmuştur. (Yoğunluk verilmiş bir hacimdeki kütle miktarıdır. Şekli ve boyutu aynı olan iki top gülleniz varsa hacimleri aynıdır fakat biri kurşundan diğeri ahşap ise kurşundan olan daha ağırdır ve yoğunluğu daha yüksektir.) Bu teori Ay’ın, eğer varsa bile ciddi bir demir çekirdeği olmayacağını öngörür. Küçük bir cisimdeki (yani Ay) küçük bir çekirdek, bir zamanlar sıvı demir barındırmışsa bile soğumuş ve donmuş olmalıdır. Yine de Ay araştırmacıları Ay’ın bir demir çekirdeği olduğundan ve kısmen eriyik hâlinde olduğundan şüphelenmektedir.

Büyük Çarpma Teorisi, şu an elimizdeki en iyi tahmindir. Ne yazık ki şu an onu sınayamıyoruz. Örneğin, teori Apollo astronotlarının getirdiği yüzlerce kilo kaya arasından özel taş çeşitleri öngöremez. Bazı astronomlar Ay’daki en büyük kraterdeki kayaların çarpan asteroid tarafından Ay’ın derinlerinden çıktığını düşünmektedir. Güney Kutbu-Aitken Havzası’ndaki bu kayalar, havza oluşurken çok derinde olduğundan erimemiş olabilir. Yani Ay’ın mantosuna, yani kabuğun altındaki katmana ait olabilirler. Bu kayaların incelenmesi, bilim insanlarına Büyük Çarpma Teorisinin doğruluğu hakkında bilgi verebilir. Güney Kutbu-Aitken Havzası Ay’daki ve hatta Güneş Sistemi’ndeki en büyük kraterdir ve büyük fikir ayrılıklarının konusudur. Bazı uzmanlar oradaki kayaların teoriyi sınamaya izin verecek kadar derinden gelmediğini düşünmektedir. Daha da kötüsü, havzayı astronotlar veya robotik araçlarla keşfetme planları NASA yeni bir Ay programı oluşturmaya çalışırken askıya alınmıştır.

Bilim insanları Büyük Çarpma Teorisini doğrulayabilirlerse bilime büyük bir etkisi olacaktır. Ama kendinizi sıkmayın, bu epey vakit alabilir. Aslında birkaç astronom, Yer’in uzun zaman önce çok uydusu olduğunu ve bunların birleşip bugün tadını çıkardığımız Ay’a dönüştüğünü öne sürmüştür.

 

Astronomi for Dummies

Gece gökyüzünü keşfedin. Bir kırmızı dev ile bir beyaz cüce arasındaki farkı biliyor musunuz? Bu kolay anlaşılır rehber ile asteroidlerden karadeliklere kadar evrend...

Kitabı görüntülemek için tıklayın.
Tarih: 16.07.2020
Etiketler: Dünya, Yer, Ay, Büyük Çarpma Teorisi, Gezegen, Güneş Sistemi, Astronomi, For Dummies


Facebookta Paylaş | Tweetle